Uncategorized

Montessori annesi olunca n’oluyo?

Çok iyi oluyo 🙂

  1. Ev derli toplu oluyor :))Montessori uygulamaları için ortamın her daim düzenli olması gerek çünkü; çocukların dikkatini toplayabilmesi için sakin tertipli bir ortam gerek. Bakın bir montessori sınıfı:7e66e784992709b34a89006845e53cd6 https://tr.pinterest.com/pin/551550285608348826/

İnsanın içi açılıyor… Çocuğun bağımsızca hareket edebilmesi için birlikte çalıştığımız materyali istediği anda bulabilmesi için herşeyin bir yeri olması gerekiyor. Bu evde de böyle oluyor… Çocuklar çevrelerindeki bu düzenle huzur buluyorlar ve etraflarındaki yetişkinler tutarlı davrandığında bu düzene maksimum saygı duyuyorlar.

2. Tüketici bir anne olmaktan çıkıyorum. Sadece anlamlı ve amaçlı aktiviteler yapmak istediğim için çok fazla oyuncak almıyorum, almaya gerek duymuyoruz ailece. Zaten yukarıdaki sebepten raflarımızda anlamsız oyuncaklara yer kalmıyor.

3. Önceden çocuğumun yapamayacağını düşündüğüm şeyler için ona şans veriyorum, ve ona yaptığım bir küçük sunumdan sonra neler yapabildiğini gördüğümde çok mutlu oluyorum. Aslında çocuğumun denediği her gerçek yaşam aktivitesinde duyduğu hazzı gördüğümde daha mutlu oluyorum. Onu günlük hayatın hemen her aktivitesine ve işine (yemek, temizlik, ceviz kırma 🙂 aşağıya bknz) dahil ettikçe ondaki özgüven artışını izlemek, günden güne ne kadar çabuk bağımsızlaştığını görmek gerçekten harika bir duydu. Emre 23 aylık ve neredeyse her işini yapmak için bağımsızc hareket ediyor. Ve arada birşeyler dökülüp kırılsa da ben genel olarak daha az yoruluyorum.

IMG_6261

4. Çocuğumun gelişim dönemlerine göre aktiviteler dizayn ettiğim için, ve bütün aktivitelerde öncelik çocuğun hazır ve motive olması olduğu için çocuğumla hiç bir çatışma yaşamadan verimli dakikalar geçiriyoruz. Çalışmayı ona bir kere sunuyorum ya da iki daha sonra bir çok kez aynı çalışmayı kendi başına zevkle yapıyor, ben yine daha az yoruluyorum.

5. Çocukarım sabırlı olmayı öğreniyorlar. Ben aktiviteleri sunarken beni sabırla izlemelernin onlara sağlayacağı faydayı öğreniyorlar. İlk 5 seferde olmasa da 6. sefer de..Bu küçük yaşta kazandırılabilecek en büyük değerlerden biri. Günümüz çocukları için özellikle… Bu sabır hayatlarının her alanına yansıyor uzun vadede.

5. Kafam rahat… Çocuklarımı üzmeden yormadan zorlamadan onlarla birlikte becerilerini geliştiriyoruz. Bağımsız, kendisine, başkalarına, çevresine, çevresindeki nesnelere bile saygı duyan çocuklar yetiştirmek için doğru şeyi yaptığımı biliyorum.

 

çocuk kitabı seçimi, Uncategorized

Bebekler ve küçük çocuklar için kitap seçme kriterleri (Book selection criteria for infants, toddlers and twos)

Türkçe için aşağıya bakınız.

Though there are a number of illustrated children’s books on the counters, I still find it rather difficult to find the books that I really look for. What I have in my mind is a set of criteria I generated based on my knowledge and experience and what is suggested by experienced Montessori trainers. Below is the criteria:

  1. 0-3 books should be made up of real photos or real like images. These books are hard to find in Turkey so I suggest making our own photo books using family photos or we can arrange photos from magazines thematically and generate our own books.
  2. Should be board books or soft books that are easy to manipulate. In Montessori classrooms, teachers prefer making their own photo books and use laminated coating on each page. They use metal rings binders, this help kids turn pages easily.
  3. Each page should contain no more than few images that are closely related, ideally only one image per page.
  4. The background should be plain and in light colours.
  5. There shouldn’t be no more than 2-3 short phrases, sentences per page.
  6. No complex sentences, phrases, or ideas should be used in the books prepared for infants, toddlers and twos. Rhymes and repetitions appeal to the interests and needs of this age group.
  7. No abstract or dramatic topics to be used. In fact, it’s not advisable to read fairy tales to kids under the age of 7 as children’s abstract and critical thinking skills do not fully develop by that age.
  8. Infants, toddlers and twos are going through an immense sensorial development phase. Therefore they need a lot of exposure. Also they have low concentration span and their attention is easily distracted. Therefore, interactive and touchy-feely books seem to work really well with this age group.

In picture 1 below, I’ve shared the books Emre has enjoyed reading since 3rd month. There’s a sleep time book that we used as a routine before going to bed each night. It helped set our bed time routines easily. There’s a photo book titled “Hands can”, this book includes lovely photos of infants, toddlers and twos and Emre read this book maybe a hundred times between months 3-12.

In the second picture, I’ve shared some books that work with kids really well after 16th month. Here I mentioned two of everybody’s favourite authors Sandra Boynton and Eric Carle. Both have a distinctive humourous style, simple yet effective language that is rich in rhymes and repetition.

_______________________________________________________

Kitaplar dil gelişimi için harika yardımcılarımız, her yaşta… İngilizce öğrenirken kullanabileceğimiz kitaplar ise derya deniz… İyilerini ve çocuklarımızın yaşına uygun olanları bulmamız lazım tabii.

Çok şükür raflardaki bebek kitapları seçeneklerimiz her geçen gün artıyor. Bu hem iyi hem kötü tabii. Seçenek olması güzel ancak seçenekler arasında çocuğumuzun gelişim ve dönemsel ihtiyaçlarına en iyi cevap verecek kitabı bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Kitap sektörü büyüse de ben hala raflarda aşağıda bahsedeceğim kriterlere göre kitap ararken zorlanıyorum.

Montessori’de tavsiye edilen ve benim de tecrübelerime göre kesin doğru olan bazı 0-3 yaş kitap seçim kriterleri var, bunları sizinle paylaşmak isterim…

  1. 0-3 yaş kitaparı mümkünse gerçek fotoğraflardan, değilse gerçeğe yakın çizimlerden oluşmalıdır. Maalesef sadece sayılı bebek kitabı ve kartı bu kritere göre yapılıyor. Bu durumda bize kendi foto kitaplarımızı yapmak düşüyor. Dergilerden keseceğimiz bebek ve çocuk hayvan eşya fotoları ile de tematik kitap yapabiliriz. Bunu ayrı bir paylaşımda ele alacağım.
  2. Mümkünse kalın kartondan ya da yumuşak kumaştan yapılmalı, çocuğun tutabileceği boyutta olmalıdır. Raflarda böyle kitaplar bulmak mümkün. Montessori 0-3 yaşta eğitmenler genelde kendi foto kitaplarını oluşturup sayfaları lamine ederler. Sayfaları metal halkalarla birleştirirler ve bu çocukların sayfaları kolayca açmalarını da sağlar.
  3. Sayfa sade olmalı bir sayfada çok sayıda obje ya da resim olmamalı.
  4. Arka fon oldukça sade ve açık renkte olmalı.
  5. Her sayfa için 2-3 kısa cümleden fazla yazı olmamalı.
  6. Kısa akıcı aşırı uzun ve karmaşık kelimelerin kullanılmadığı bir yazım tarzı kullanılmalıdır. Bir biri ile kafiyeli kelimeler kullanılması ses gelişimi için, her sayfada tekrar eden kelime ve yapılar ise çocuğun ezber gücünü arttırarak dil gelişimine katkı sağlar.
  7. Konular soyut ya da dramatik olmamalıdır. Montessori’ye göre peri masalları (güzel ile çirkin, pamuk prenses vb) 7 yaşın altındaki çocuklara tanıtılmaz çünkü soyut ve eleştirel düşünce bu yaşın altında gelişmez.
  8. Bu dönemde farklı duyuları uyaran interaktif kitaplar tavsiye edilir (penceresi açılan, tekerleği dönen, ses çıkaran, şarkı söyleyen vb)

Bu kriterlere göre benim çocuklarım için seçtiğim ve onların da büyük ilgi gösterdiği kitaplarımızı aşağıda bulabilirsiniz.

İlk paylaşacağım fotoda Edi’nin 3-16 ayda elinden düşürmediği kitaplar var.  Burada bir zebra sesi çıkaran kitabımız var, bir tane uyku rutinimizin parçası olan kitabımız var, karnı çok aç tırtıl var, 3. aydan itibaren yüzlerce kere okuduğumuz “Hands can” isimli foto kitabımız var. Migrosta bile satılan ama gerçek fotolardan oluşan minik ilk kitaplarım serisinde mevsimler, uyku zamanı, banyo zamanı, oyun zamanı gibi harika konuları ele alınıyor ve bu seri bizim başucu kitabımız oldu. (Doğan Egmont-İlk Kitabım) Taşıtlar kitabı çok başarılı bir biçimde taşıtları kategorize etmş. Erkek çocuklar için harika. (Mikado çocuk ilk kelimelerim serisi)

Picture 1 

 

Aşağıdaki foto da çocukların 16. aydan sonra çok ilgi gösterdiği, dilindek ritim ve yaratıcı stillerle de eğitimcilerin ve annelerin gönüllerinde taht kurmuş bazı yazarlar ve kitaplar var.

Picture 2 

 

Tanımayanlar için gönüllerde taht kurmuş iki yazarı biraz daha anlatmak istiyorum.

  1. Sandra Boynton: Az öz ama mükemmel yazar. Kendisi resimler. Esprili, kafiyeli harika bir yazım tekniği vardır. 16 aylık Edi bile esprilerini anlar ve kıkır kıkır güler. Kendisi favorimdir.

    

 

2. Eric Carle: Çocuk kitaplığında olmazsa olmaz kitaplardır onunkiler. Harika tekrarlar basit konularla süper akılda kalan bir dili vardır.

                                      

 

Şimdilik bu kadar, benim unuttuğum ya da yer veremediğim yazarları ya da kitapları yorum yazarak ya da mesaj atarak paylaşırsanız çok sevinirim…

 

toddler sensory & language activity, Uncategorized

Sonbahar/kış hazine avı ve bize kazandırdıkları (Fall/Winter treasure hunt in the nature)

 

Today, after we dropped Begüm off for her piano class, I told Emre we were going to collect stuff together from the woods. We spent an hour in the woods and collected colorful leaves, branches, pine cones, sticks and stuff. We walked around with a bag in our hands. He loved the idea. He spent a good one hour discovering the ground and stuffing his treasure into the bag each time he discovered something worthy.

This is what we gathered. While collecting I didn’t speak much on purpose, except for a few questions to practice the language:

Do you see any yellow leaves?

Do you have an orange leaf in the bag?

Wow, a long stick, you wanna put it in the bag?

I couldn’t find any big leaves, do you see any big leaves around?

When I asked these questions, he sometimes nodded his head, or repeated the key words “yellow”, “leaf”, “orange”, “big” at times to respond.

When we got home, we put our stuff onto a tray. I also put a transparent box next to it. Next came our 15 minute language practice for the day.

  1. I picked an object from the tray, examined it carefully and named it and shared an obvious characteristic of the object.  “It’s a leaf, a yellow leaf”. Next was my daughter. She said: “It’s a branch, it’s a big branch.” It was Emre’s turn and to my surprise he said ” onanç leaf”. We had focused on colours earlier but I was expecting colours to be receptive language for another while. I was astonished by this. We also knocked the rocks and some other objects against the metal tray and talked about the sound they made. Emre just repeated sounds like “tink tink” “tac tac        .
  2. Next activity was practicing “big small”. We separated the objects into two groups “small” and “big”. We took turns to do this. Emre was good at naming little items “small” but he still has time to understand relative sizes. He certainly knows the words “big and small” though.

(We will use this material for a few more days to repeat the words and add new concepts like dry, wet/still green)

3. As a culminating activity I asked Emre to bring his autumn book from the shelf. He eagerly did so. This is one of the my first book series by Doğan Egmunt/Martin’s Press. Emre and I love this series because all the pictures in the books are real pictures and the pages are not overcrowded with many irrelevant objects; in fact there is only one photo on each page. This is preferable for this age group according to Montessori, too. We went over the pages and reiterated what we did using the pictures.

“Emre and I went to the woods.”

“We collected leaves, branches and pines”

” We saw red leaves, orange leaves, yellow leaves.”

“We didn’t see a squirrel”.

Today’s target language wasn’t totally new to Emre. Since Autumn, each time we went out I have said similar things and he often repeated them as parroting is what they like doing at this age.

Talk about the weather (Teaching him small talk hey 🙂 It’s cool Emre, isn’t it. It’s sunny. Do you see the moon tonight?

Tallk about the changes in the environment: The leaves are falling down. Leaves are yellow now etc.

Reading books about nature and weather often.

 

 

 

Uncategorized

Why Montessori in infants’ and toddlers’ second language acqusition? (Bebeklerin ve küçük çocukların ikinci dil ediniminde neden Montessori metodları kullanmalı?)

Please scroll down to read it in English.

Özellikle bebekler ve küçük çocuklar bir dili konuşabilmek için güvenli bir ortama ihtiyaç duyarlar. Montessori metodlarını doğru biçimde uygulamak miniklere bu güvenli ortamı sunuyor. Peki bu güvenli ortamı nasıl sağlarız?

Bebekler için (0 dan yaklaşık 14 aya kadar):

  • Onlara her dokunacağımız zaman ne yapacağımızı anlatmak, dokunurken her zaman yumuşak olmak
  • Alçak sesle ve yavaş yavaş konuşmak
  • Onları evin farklı bölümlerinde gezdirmek, yanımızda götürmek ve her bölümde neler yaptığımızı anlatmak
  • Onu düzenli olarak doğaya ve dışarı çıkarmak, diğer çocuklarla, insanlarla, hayvanlarla tanıştırmak
  • Özellikle konuşurken göz temesı kurmak ve onu anladığımızı göstermek- gülünce gülmek, ağlayınca üzgün olduğumuzu söylemek ve göstermek
  • Birşey söylemeye, ya da göstermeye çalıştığında, bir şeye dikkatlice baktığında onun yerine konuşmak, o şeyin adını söylemek, açıklamak
  • Sadece sözle değil, seslerle (bazen onun çıkardığı sesleri, bazen hayvanları, bazen doğadaki sesleri taklit ederek), şarkılarla, rap tarzı kafiyeli ritimli şarkılarla, beden dili ile ve dokunarak da iletişim kurarız.
  • Öncelikli öğrenmesi gereken kelimeleri ya da kalıpları (su, yemek, çiş, karın, ağrıyo/acıyo vb.) öğrenebilmesi için bebeğib görsel ve bilişsel gelişimine uygun önceden hazırlanmış aktiviteler hazırlanması.
  • Bebeğiniz bu kelimelere doğru tepkileri verene kadar, anladığına siz emin olana kadar aynı aktiviteleri farklı zamanlarda tekrar etmek. bebekler için aktivi

14 aydan 3 yaşına kadar:

  • Çocukların anlamlı iletişim kurmalarını ve konuşma çalışmaları yapmalarını sağlayacak, ilgi ve ihtiyaçlarına göre önceden düşünülmüş materyal ve ortam hazırlamak
  • Öncelikli öğrenmesi gereken kelimeleri ya da kalıpları (hayır, evet, dur, daha fazla, tekrar, sıcak, soğuk, kıyafet kelimeleri, yiyecekler, vücudumuzun bölümleri, duygu ifadeleri, ilgi alanı ile ilgili kelimeler, lütfen, sağol) öğrenebilmesi için çocuğun görsel ve bilişsel gelişimine uygun önceden hazırlanmış aktiviteler hazırlanması.
  • Çocuk çalışılan kelimeleri öğrenene/kullana kadar farklı zamanlarda/ farklı şekillerde çalışmaları tekrar etmek
  • Çocukları sabırla dinleyerek kelimeleri kullanmaları ve konuşmaları için cesaretlendirmek
  • Öfke ataklarını önlemek için kendini ifade etmesini hızlandırmak gerekir. Bunun için ilgi , ihtiyaç, fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarına göre rutinler belirlemek ve bu rutinlere bağlı kalmak
  • Kriz ve öfke anlarında çocuğun iletişimini kolaylaştırmak için anahtar bazı kelimeler kullanmak. Uzun uzun konuşmaktansa, öfkesinin sebebini tahmin etmek ve onunla bu sözcüklerle konuşmak (örnek: meyve suyu? kitap? biraz daha pilav? büyük kaşık? Bana göster?) Bu kelimeleri bilirse iletişim yolu açılır. “Bana göster” Daha önce çalışılmış bir kalıpsa iletişim yolu yine açılır.
  • Çocuklara cevap verebilecekleri gibi soru sormalı. Bu konuyu ilerleyen dönemlerde yeniden ele almak istiyorum.

Ana dilde ya da başka dillerde farketmez, bebekler sadece güvendikleri kişilerle güvendikleri ortamda dil becerierini geliştirirler. 0-6 ayda aşırı ağlama anlaşılabilir ancak 6 aydan sonra fizyolojik bir neden olamdıkça bebeklerin daha anlamlı iletişim kurmaya başlamaları gerekir ve bu noktada Montessori metodları çok etkilidir.

___________________________________________________________________________________

In principle, in order to learn a language and produce it , there must be a safe environment, particularly for babies and toddlers. Using Montessori methods in an appropriate manner help parents provide this safe environment. What is safe for infants and toddlers then?

For infants:

  • Telling them what you’re about to do with them each time you touch them
  • Speaking slowly, clearly with a low tone of voice, touching them with care at all times
  • Taking them to different parts of the house and explain to them what we do in each section of the house.
  • Taking them out for nature walks and parks and introduce people and places
  • Keep eye contact as much as possible, show them that you empathize with them by laughing when they laugh or showing you feel for them when they cry.
  •  Speak out loud for them when you catch them trying to say something to you
  • Communicating not only with words, but also with sounds, songs, rhymes, body language and touch.
  • Presenting target language purposefully, using pre-planned materials that are well suited to infant’s visual and cognitive development
  • Repeating target language for a period of time until infants respond to it skillfully.

I will elaborate on this further when I post activities for infants.

For toddlers and twos:

  • Prepare the environment and provide materials that would trigger meaningful communication, so children could practice language that is well suited to their interests and needs.
  • Presenting target language purposefully, using pre-planned materials that are well suited to toddlers’ visual and cognitive development
  • Repeating target language for a period of time until infants respond to it skillfully.
  • Encourage them to express their needs and wishes by listening to them patiently.
  • Preventing bad tempers by setting routines for him- based on his personality, physical and psychological needs, and sticking to these routines as much as possible.
  • Understanding their bad temper as a result of not being able to say what they want to say and overcome this by sticking to key words in communication at rough times. e.g. don’t want to sleep? more rice? juice? book? put on socks? fork? This is not baby talk- it’s rather a strategy to understand what a mumbling toddler is trying to express in crisis and show him/her that you’re doing your best to understand her. This, in the long run, helps the toddler to use the same key words to help him. Also “please show me” would be a sensible language to practice with this age group for it would certainly help ease tantrums.
  • Ask them questions they can answer, give them tasks that are age appropriate.  I’ll elaborate on this further as I introduce age appropriate Montessori language activities.

Be it first language or second language acquisition, babies and toddlers communicate only when they feel safe. For infants in 0-6 months physiological problems might explain some crying and bad mood, but for infants in 6-12 months excessive crying should replace some meaningful communication. Montessori activities form some great basic grounding for such a communication between the child and the parents.

 

Uncategorized

Should I start speaking a foreign/second language with my baby from birth? (Bebeğimle doğduğu günden itibaren ikinci br dil konuşmalı mıyım?

 

Bu tartışmaya açık bir konu:) Bazılarımız için bu bir ihtiyaç ya da ihtimal bile değil, bazılarımız için kesin yapmamız gereken bir şey, kalanlarımız için de kararsız kalınan bir mesele. İngilizce öğretmeni ve dil bilimi okumuş biri olarak, olayın bilimsel boyutunu kısaca özetleyip, kişisel yaklaşımımı paylaşmak isterim.

Beyin araştırmaları, bebeklerin daha anne karnındayken, 3. trimestırdan itibaren yoğunlukla duydukları dili doğduktan hemen sonra tanıdıklarını göstermiştir. Yani bebekler anne karnında duyar ve dil gelişimi anne karnında başlar.

Dil ile ve özellikle yabancı/ikinci dil öğrenimi ve edinimi ile ilgili bilimsel bulgular ise şöyle:

  1. Yabancı dil öğrenen yetişkinlerin beyinlerinde anadili ve yabancı dili konuşurken aktif olan bölgeler ciddi değişiklik gösterir. Bu değişiklik beynin ön lobunda bulunan ve dildeki ağız hareketi, telaffuz, ses çıkarma gibi motor hareketlerle alakalı fonksiyonları yöneten Broca bölgesinde gerçekleşir.
  2. Konuşulan dilin beynimizde anlam kazanmasını sağlayan ve beynin sol alt köşesinde yer alan Wernicke bölgesinde ise ana dil ya da yabancı dil konuşulurken her hangi bir ayrışma görülmez. “anlıyorum ama cevap veremiyorum/konuşamıyorum” diyen yetişkinler aslında bu durumu özetler.
  3. İkinci dil öğrenme konusunda kritik yaşın 13, ya da ergenlik olduğu düşünülüyor ancak araştırmalar daha sonra da ikinci dil sahibi olunabileceğini de gösteriyor. Yani artık “kritik yaş” sözünü kullanmaktan çekiniyor araştırmacılar.  Hatta nispeten yeni bulgular dil gelişiminin en hızlı beyin büyümesinin gerçekleştiği 0-6 yaşın haricinde, beyinde dil bölgelerinin en aktif ve hızlı olduğu dönem olarak 6-13 yaşa işaret ediyorlar. Hepsinin ortak söylemleri ise şöyle: Dili erken çocukluk döneminde öğrenmeye başlayan çocuklar uzun vadede sonradan başlayan kişilere göre dil gelişimi açısından daha başarılı oluyorlar. Bunun önemli bir sebebi olarak çocuklukta duygusal filtrelerin çok aşağıda olması ve telaffuz ve mekanik ögelerin daha kolay kazanılması ve bunun sayesinde ilerleyen dönemlerde dilin telaffuz gibi fiziksel özellikleri ile ilgili hiç bir kaygı duymamaları ve efor harcamamaları olarak yorumlanabilir.
  4. En son, ama benim için en önemli olan bulgu ise şöyle: Beyindeki dilden sorumlu bölgeler olan Broca ve Wernicke bölgelerinde yapılan MR çalışmaları göstermiştir ki eğer ikinci dil çok erken yaşta öğrenilirse, anadil ve ikinci dil konuşurken bu bölgelerde fiziksel hiç bir değişiklik olmaz. Yani beyin extra bir efor sarf etmeden anadilde konuşur gibi esnek ve yeterli bir biçimde iki dili de konuşur. Bu çok değerli bir bilgi, çünkü bu demek oluyo ki beyin gramer ve telaffuzu bambaşka iki ya da daha fazla dili bile aynı bölgede işleyebilir; bu zorlukta bir görevi gerçekleştirebilecek kapsitesi vardır beynin ve bunun bir kriteri vadır: Erken yaşta başlamak. Bu insan beynini upgrade etmek gibi bir şeydir aslında 🙂 Bu konularda daha fazla okuma yapmak isterseniz bu linklere gidebilirsiniz: https://brainconnection.brainhq.com/2001/01/27/how-the-brain-learns-a-second-language/https://brainconnection.brainhq.com/2000/06/27/is-there-a-critical-period-for-learning-a-foreign-language/http://brainconnection.brainhq.com , 

Yani, 4. madde ile ben duruşumu belirliyorum. Burada anlattığım gerçekliği düşündüğümde; çocuklarımızın Türkiye’de bugünkü şartlarda gerçek anlamda sosyal hayatta ingilizce konuşma ihtimallerinin çok düşük olduğunu bildiğim için; okullarda da çocuklarımıza biraz gramer biraz okuma yaptırdıkları için ve aslında dil öğrenmenin öncelikle dinleme ve konuşma ile gerçekleştiğini bildiğim için; İngilizce bilen anne babaların çocuklarına küçük yaştan itibaren çocukları ile İngilizce ya da bildikleri ve öğretmek istedikleri diğer dilleri konuşmaları taraftarıyım.

 

————————————————————————————————————————–

 

Well, it depends. Some parents do not consider this, others go for it, and the rest have some reservations about it. From a mother’s point of view, it might be a thorny issue. Nevertheless, as a language teacher, I can discuss the scientific side of it and share with you what I’ve chosen to do personally.

Neuroscience research has shown that the fetus recognizes the language to which s/he is exposed starting from the third trimester and distinguishes native language from other languages.

The findings more relevant to language production and second language learning suggest:

  1. For adult language learners, Native and second languages are spatially separated in the Broca’s area in the frontal lobe of the brain where the motor parts of language are processed (the movement of the mouth, tongue and palate etc).
  2.   There is no such separation in the activation of Wernicke’s area in the temporal lobe which is responsible for comprehension of language.  This partly explains why adult foreign language learners often understand what they are told but cannot produce an answer immediately.
  3. There used to be a critical age hypothesis for language learning, however, nowadays researchers discuss this phenomena. UCLA researchers report  the language areas of the brain seem to be the most dynamic between the ages of 6 and 13. Other researchers suggest the importance of early exposure. (See # 4 below). Yet, there are other cases in which subjects are adults and well capable of speaking the foreign language competently. What they all suggest though is the “younger the better in the long run”. This could be explained by the fact kids have lower affective filters or any phonological barriers towards the language that has already been acquired and therefore they naturally develop other aspects of it in time rather than the basics.
  4. Last but not least, MRI studies of brain development have shown that second languages learned at early childhood are not separately processed in the brain. There is no spatial separation in neither Wernicke’s nor Broca’s area for this group of people. This knowledge is incredibly important indeed. It means brain has the capacity to perform this highly complex task of producing- sometimes completely distinct- 2 or more languages using the same specific part of the brain with no spatial changes. This is like upgrading our brains upon request. 🙂 You can read more about these phenomena at https://brainconnection.brainhq.com/2001/01/27/how-the-brain-learns-a-second-language/https://brainconnection.brainhq.com/2000/06/27/is-there-a-critical-period-for-learning-a-foreign-language/http://brainconnection.brainhq.com , 

Where do I stand? In Turkey 🙂 – where kids have almost no chances of interacting with English speakers unless there are some exceptions. All they have is media, and some formal language instruction at school, which basically creates kids with some grammar knowledge, limited uncontextualized vocabulary, little reading and writing skills. Since I want my kids to speak at least 1 other language and learn it easily without carrying this need to later years of their lives as a burden, I fully support the case in # 4 above. I believe parents who are somewhat competent in English, or any other languages they wish to teach their kids, can help their children develop the linguistic sides of their brains at an early age.

I will share what I have done with my kids and the results to date in my later posts.

 

 

Uncategorized

Naming body parts 6-12 months; 12-18 months; 24-30 months + some repetitive and fun stuff to be used at all times (bebekler ile vücudumuzun bölümlerini söyleme)

6-12 Months: During this period, while giving your baby a massage, playing finger games, singing songs or rhymes  etc. you can name the body parts and be consistent in using English while doing this.

E.g:

(song) Daddy finger, daddy finger where are you?

(Song) Head, shoulders, knees and toes

(while massaging) Now, lets cuddle your legs a little, onto your toes, let’s massage each toe gently…

However, infants show more interest to people’s faces since human voice and facial expressions are quite tempting for them and they discover it is important  to understand verbal and nonverbal clues especially through faces to communicate with others. That’s why, it would be meaningful to start naming parts of the face. What we basically do is, while the baby is sitting on our lap facing us at a distance she can touch our face, we name each part (eyes, nose, mouth, head, ears, teeth, hair, eyebrows, cheek, chin). We introduce 2-3 at a time and as the baby masters them we move onto the next few parts in a couple of days.

Presentation stages:

  1. Touch your nose and  say “nose”, “my nose”

2. Touching baby’s nose and say “nose”, “your nose”

3. Take the baby’s hand and help her touch your nose and say “my nose”

4. Help the baby touch her own nose and say “your nose”

12-18 months: As most toddlers are more mobile, even walking during this period, it would be sensible to choose activities that involve a lot of moving around. While practicing naming body parts, we could stand up with the baby and take turns to touch our head, shoulders, arms, hands, fingers, stomach, legs, knees, toes, feet.

16 + months: 16th month is generally a mile stone for most babies as they become more mobile and cognitively aware and alert. Most show a lot of interest in speaking too. They love singing and dancing. The songs and dances below are the classics for learning body parts

Song: Head, shoulders, knees, toes (with actions)

Song: Hockey,pockey (with actions if the toddler can walk properly)

Song: Finger family (with actions)

Song: Dingle dangle scarecrow (with actions)

In Montessori, toddlers can be introduced with a body jigsaw at this age. Below is just a commercial one, but an age appropriate one in terms of complexity. We can easily produce it at home but while making it please make sure you don’t make it more complex than this.

https://www.google.com.tr/search?q=montessori+body+jigsaw+for+toddlers&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwj4kKShyJTYAhWjHJoKHUzZCGkQ_AUICigB&biw=1517&bih=735#imgrc=il60NZxFlYY2qM:

While presenting it seat the baby on your left and model assembling the jigsaw parts first naming each part. Next, put all body parts back and ask the child to put the arm into the right place, then name the other parts and ask the child to complete the puzzle. As they get older and master this, they wouldn’t need any instructions while completing the puzzle. The puzzle should remain on the shelf for a good 2 weeks.

No child is ready to complete these activities masterfully from birth. It takes time to set these presentation routines. It may not work for the first couple of times but if you remain consistent in the way you present the material children get used to it. Toddlers are toddlers it’s rarely the right time for it 🙂 And if it’s not the right time, let them go after you tidy up.

Make sure you present such activities when they are not hungry or sleep deprived or exhausted 🙂 In fact, kids participate in such activities really well after breakfast until around 11:30. If you set morning routines for presentations like these, it would be great.

Repetitive & FUN at ALL TIMES

Make up chants for yourselves such as below:

eyes, my eyes / my eyes, my eyes, my eyes/ blink blink (with actions)

eyes, your eyes/ your eyes, your eyes, your eyes/ wink wink (with actions)

head, my head/ my head, my head, my head/ flip flop (with actions)

head, your head/ your head, your head, your head/ nod nod (with actions)

nose, my nose/ my nose, my nose, my nose/ wiggle, wiggle (with actions)

nose, your nose/ your nose, your nose, your nose/ sniff sniff (with actions)

hands, my hands/ my hands, my hands, my hands/ snap snap (with actions)

hands, your hands/ your hands, your hands, your hands/ clap clap (with actions)

OR

Visit this website for more fun songs about washing face, brushing teeth etc. I loved this collection of songs.

https://melodytreehouse.wixsite.com/melodytreehouse/happy-healthy-songs