Uncategorized

Bu kitabın adı “Wiggle like an octopus”

Bu kitabı çok seviyoruz çünkü çok dinamik bir kitap. Hayvanlar ve onların hareketlerini nasıl ifade edeceğimizi çok güzel anlatıyor. Bu kitabı ben okurken Edi ve Bıdı hayvanların hareketlerini yapıyorlar, çok eğlenceli oluyor.

We love reading this book because it’s really dynamic with many animals’ body motion words. If it’s me reading the book then Edi and Bidi do all the actions as I read and it’s great fun like that.

Uncategorized

Kardeşine kitap okuyan abla. “Where’s my house?” What are elder sisters for? To read books to the younger brother😉

Minik çocuklar ve bebekler tekrar eden kelime cümleleri hem kuşağa hoş geldiği için ve bir ritmi olduğu için, hem de daha kolay kelime ve kalıp öğrenebildikleri için çok severler. İşte öyle bir kitap. Bıdı 7 yaşında ama hala çok resimli kitap okumayı daha çok seviyor. Zamane çocukları o kadar alıştılar ki görsel medyaya…

Toddlers and young children love repetitive paternal in children’s books, not only because they enjoy the rhytm and sounds, but also because they learn vicdan and spoken structures more easily this way. Bidi is 7 yet she still enjoys a lot of pictures in books. Kids these days are exposed to so much of visual media that they can hardly concentrate while reading small print with no visuals.

Montessori raf etkinlikleri /Montessori shelves

Bu hafta raflarımızda neler var? What’s on our shelves this week?

Gardrobumuzun alt bölmesindeki hasır sepetleri çıkararak kendimize Montessori rafı oluşturduk. Bu çok pratik oldu. Peki bu hafta rafımızda neler var?

1. Gerçek yaşam ve dilsel aktivitemiz: Hijyen malzemelerini, bu malzemelerin resimleri ile eşleştirip, isimlerini Ingilizce söyleme. Emre bu kelimeleri günlük yaşamda daha önce duyduğu için ben 6 obje kullanıyorum ama daha az kart da kullanılabilir. Emre bunları görür görmez kullanmak istiyor o yüzden banyo vaktine yakın bir saatte yapıyorum bu etkinliği.

Bu kartları kitapçıda hafıza oyunu kartları olarak buldum ama bu şekilde kullanıyorum. Bu kartlar evde de kolaylıkla hazırlanabilir tabi.

Etkinliğimizin verimini nasıl arttırmaya çalışıyorum?

Objeleri tek tek kutudan çıkararak soldan sağa doğru ve adını söyleyerek diziyorum. This is a towel, hair brush, soap etc. Daha sonra tek tek kartları alıp aynı cümleleri tekrar ediyorum. Sonra objeleri ve katları yerine koyuyorum ve sıra Edi’ye geçiyor.

Bu aktiviteyi söylediğimiz şeylerin kullanır gibi yaparak ve çocuğumuza yaptırarak zenginleştiriyorum.

“Do you want to brush your/my/baby doll’s hair E.?” Do you want to wash and dry the doll’s hands Emre.” Simülasyon oyunu da Edi’nin çok hoşuna gitti.

Edi henüz bathrobe diyemiyor o yüzden bu aktivite biraz daha rafta kalacak. O hayatından çok memnun, bu objelere bayılıyor zaten 🙂

2. Boyut/alan algısı, kategorize etme ve sıfatlar: Taşıtlar bir 50 yıl daha favorimz olarak kalacak sanırım… Allah’tan çook işe yarıyorlar pedagojik olarak da 🙂 Daha önceden taşıtlarımızı big small diye gruplandırmıştık Edi’yle. (10 kaar büyük ve küçük arabayı ya da objeyi iki ayrı sepete big, small iye ayırma) Hatta rampaya sığmayan arabalara “too big” diyebiliyor. Ben de small smaller little  kavramları için aşağıdakileri hazırladım. Bu çalışma yalnızca sıfatları öğretmekten ziyade, Edi’nin boyut uzay alan algısını da geliştirecektir.

Bu setleri tek tek tanıttım. Önce uçaklarla başladık. (Diğerlerini görmedi) Sunumumu yaptım. “This is a big plane / This is a small plane./ This is a little plane”  Uçakları henüz kutulara yerleştirmedim. Sonra, “This is a little plane” diyip mink uçağı yerleştirdim. Diğer uçakları Emre’nin yerleştirmesini istedim. Ve doğru yerleştirdi. Daha sonra ona kelimeleri doğru öğrenmş mi diye sorular sordum. “Show me the small plane/ show me the little plane…”. Daha sonra uçakları kağıdın üstünden alıp yerlerini değiştirdim ve yeniden sordum. Çok güzel cevap verdi. “little daha önce kullanmadığı br kelimeydi. ve onu daha sessiz söyleyip bana gülümsedi. He’s on board! 🙂

3. El göz koordinasyonu, konsantrasyon ve dil çalışması: Alet çantası hep gündemde…aletlerin isimlerini öğretmek istedim.

 

Bu aktivite de 2. aktivite gibi ama burada aletlerin yönü de var. El göz koordinasyonu ve konsantrasyon gerekiyor. Sunum yine 2. aktivitedeki gibi. yalnızca burada Edi yanlış yöne doğru koysaydı düzeltecektim (asla hayır demeden- Yes, that’s a hammer diyip, sadece yönünü değiştirerek. Ancak Edi çok takıntılı ve dikkatli bir çocuk, dolayısıyla yönleri doğru yerleştirdi. Kelimeler günlük hayatta çok geçmediği için bu etkinliği bir hafta rafta bırakıp her gün ona sunum yapacağım.

Yeni kelime öğretme

Introducing new vocabulary – yeni kelime tanıtma

Yeni konuşmaya başlayan bebeklerde konuşma sürecini hızlandırmak ve dil gelişimini güçlendirmek için bu metodu kullanabiliriz.

  1. Kelimeyi tanıtma: Genelde 2-3 obje ile başlarız. Sepetten çıkararak her bir objeyi tanıtırız. “This is a cow.” “This is a cat” “This is a dog”
  2. Hatırlama: Oyuncakların ya da kullandığımız materyalin yerini değiştirir ve sorarız “Where’s the cow?” “Can you show me the cow” “Can you give me the cow” “Can you hand me the cow”?
  3. Kelimeyi söyleme: Her bir oyuncağı gösterir, sorarız. (What is this?) Eğer çocuğumuz söylemeye hazır değilse, bu aşamayı sonraya bırakıp. Dördüncü aşamaya geçeriz.
  4.  Pratik: “Can you put the cow into the basket?”. Bunu bütün objeler için tekrarlarız. 4. aşamada bu kelimeleri kullanarak yapacağımız her aktivite çocuklara pratik kazandıracaktır. Örneğin, bu kelimeleri söyleyerek, hayvanların hareketlerini yapmak, seslerini çıkarmak, hayvan şarkıları ya da şiiri söylemek, elimizdeki nesnelerin dier özelliklerin söylemek vb.

 

 

In order to develop emerging speakers’ linguistic abilities, we could use a multi-step vocab presentation, recall, production, practice method as below.

  1. Introduce new vocab: Generally 2-3 objects used with infants and toddlers. Take an object out of the box/basket at a time and say: “This is a cow/ cat/ dog”
  2. Recognition & recall: Change the place of the material and check concept: “Where’s the cow? Can you hand me the dog? Can you point to the cat? etc”
  3. Production: Point to each object and ask: “What’s this?”
  4. Practice: We may use  a variety of activities to practice. Each exploitation task falls into this stage. E.g. Asking children to tidy up the objects naming them. Naming animals and doing their actions, naming animals and making their sounds, singing a song or a rhyme using the same words, focusing on the other characteristics of the same objects etc.
Uncategorized

Kermes için yaptığımız şirin şeyler❤️ cute little things we have made for my daughter’s school charity fair

1. This is a jingle bell cat toy. The simplest toy making method ever😉 All you need is a small metal, plastik or wooden jingle bell and a ball of thick string. Tie knots as you wish. (Minik metal zilden ve kalınca bir iplikten yaptığımız kedi oyuncağı. Bebek aktivite oyuncaklarına da asılarak bebeğin vurup ses çıkarması için kullanılabilir- 0-6 aylık bebeklerin el göz koordinasyonu çalışması için. yapımı süper kolay. Aşağıdaki resim anlatıyor sanırım)

<<<<<<<<<<<
We painted stones. Taş boyadık

<<<<<<<<<<<

Bıdı kermeste arkadaşlarına bu geçici dövmelerden yapacak. She will be a tattoo artist and apply temporary tatoos on her friends.

Uncategorized

Bilinguals do better at school/ İki dille büyüyen çocukların okul performansı daha iyi

Amerika Birleşik Devletleri’nde son zamanlarda yapılan araştırmalarda iki dilli büyüyen çocukların belirli alanlarda okul başarılarının ve genel memnuniyetlerinin  tek dille büyüyen çocuklara göre daha fazla olduğunu gösteriyor.

  • Daha uzun odaklanıyorlar
  • Bir çalışmadan diğerine sorunsuz geçiyorlar
  • Okuma anlama yorumlama becerileri daha gelişmiş
  • öz yönetim becerileri daha gelişmiş (iç disiplin, değişen durumlara kolay adaptasyon vb)
  • okulda daha mutlular

 

Recent researches conducted in the USA show that bilingual kids outperform monolingual kids in the following areas:

  • longer concentration span
  • smoother transition switching tasks
  • more developed reading skills
  • better executive skills
  • happier at school

You can read the article below for more info:

https://www.npr.org/sections/ed/2016/11/29/497943749/6-potential-brain-benefits-of-bilingual-education?utm_source=facebook.com&utm_medium=social&utm_campaign=npr&utm_term=nprnews&utm_content=2056

english drama, ingilizce drama, Uncategorized

Her yaşta sahne! İngilizce Drama … English Drama for all

Dünyanın en fırsatçı öğretmen annesi ben olabilirim 🙂 İkea’nın çocuk boyu porselen fincan takımı karton kutusunun şeffaf plastiğini çıkarıp dik tutarak üzerine biraz kartondan perde yapıştırdık. Harika bir mini sahne oldu. Minik parmak kuklalarını kapan Begüm şova başladı. Bunu gören ben hemen küçük bir manüpülasyonla Edi’yi dahil etti. Şöyle ki 🙂

  1. Önce ben minik bir sunum yaptım onlara: Hi, I’m a turtle. I love swimming.  Hello, I’m a zebra. I love running. Hi there, I’m a lion I roar really loudly.
  2. Çocuklar sırayla ellerindeki hayvanları konuşturdular. Edi için böyle basit tuttum ve tabii ki o şöyle dedi: “Hi, turtle, sea” “Hi, zebra, daddy, baby- burda başka bir kitabından alıntı yaptı”   “Hello, roaaaaar” Ve bu inanılmazdı…

Onu tebrik ederken sizlere de bu aktiviteyi mtlaka hergün yapmanızı öneririm! Bir gün hayvanlarla bir gün insan figürleri ile..

Bir sonraki drama etkinliğimizde nezaket sözcüklerini çalışacağız (Örnek:  Hi, can you help me climb the tree. Hi, can you play with me please?  Thank you. Love it. Great.)

İpucu: Çocuğunuz birşey söylemeye çalıştığında skince dinleyin başınızla onaylayın ve sonra doğrusunu söyleyip onu tekrar denemey cesaretlendirin… inanın minikler buna hiç alınmıyor darılmıyor…aksine hoşlarına gidiyor bu destek.

 

I love opportunistic teaching and learning. Here’s what we did with the Ikea toy  porcelain set packaging. We ripped off the transparent plastic cover on the front side, opened up the box, strengthen it to stay open and glued 3 piece cardboard curtains. There we go! A cute little stage for all. Our actress showed herself the way to the stage immediately. Seeing where this would go, I found a way to involve the little one by modeling the language to practice.

  1. My presentation: I picked a mini animal finger puppet and said: Hi, I’m a turtle. I love swimming./ Hello, I’m a zebra. I love running./ Hi there, I’m a lion and I roar really loudly.
  2. Next, kids took turns to pick an animal and act out. Emre did a very good job and said more than expected: “Hi, turtle, sea”; “hello, roarrr”; “Hi, Zebra, daddy, baby- transfering info from one of his books”

Tip: When your child is trying to say smth and has difficulty, wait patiently, nod your head to confirm s/he is on the right track and say the same word out loud. Encourage her/him to try again. Children at this age love, appreciate scaffolding as such unlike older kids or adults 😉

 

konuşmayı yeni öğrenen miniklerle diyalog kurma, Uncategorized

Konuşmayı yeni öğrenen miniklerle nasıl diyalog kurarız? (İngilizce Türkçe fark etmez:)

  1. Bebekler henüz konuşamazken onların yerine konuşuruz. (Yes, that’s a book. You want some water etc.) Konuşurken vücudumuzu ve hareketlerimizi kullanırız. Onun seslerini tekrar ederek iletişim kurarız. Günlük rutinlerimizi şarkı ile, kafiyeli biçimde ve tekrar eden cümlelerle söyleriz. (örnek: This is the way we wash our hand, wash our hand, wash our hand…/
  2. Konuşmaya başlamadan önce doğadaki sesleri, hayvan ve insan seslerini sık sık kullanırız. Bu çocukların ses üretmeye başladığı dönemde çok faydalıdır. (Örnek: choo-choo train/ chug chug tractor; the fish swims splish splash;  busy buzzy bee; tweet tweet chirp chirp (for birds) etc.
  3. Tek kelime döneminde: “truck” diyorsa “Yes, red truck”,  “firetruck” gibi bir yeni kelime ekleriz; “truck” yerine “duck” diyorsa “truck” diyerek telaffuzunu düzeltiriz ama doğru kelime kullandığını kafamızla onaylarız. Bu dönemde selamlama ve nezaket sözlüklerini duymayı bekleriz. (örnek: Hi, hello, bye, good night, please, thanks)
  4. Konuşmaya yeni başladığında onları sabırla dinleriz, sözlerini bitirmelerini bekleriz. Onlara çok fazla soru sormaz onun yerine pozitif ifadeler kullanırız. (örnek: I think you want to play with your helicopter now./ So you want to eat some fruits etc.) Yine bu dönemde duyguların kelime ile ifade edilebileceğini gösteririz. Farklı duygularda olan küçüğümüzün fotoğraflarını bastırıp ona gösterir “You look upset here. I think because…) Duygu kelimelerini öğrenmesini sağlarız.
  5. Bebeklikten itibaren  kelime hazinesini parmağı ile göstermesinin de bir iletişim olduğunu anlatırız. Özellikle kitap okurken ona sorular sorarız. (Can you point to the butterfly? Where are the trees? Show me the birds. Can you turn the page?)
  6. Yeni kelimeleri oyunlu, hareketli, içinde çok fazla uyak ve tekrar olan şarkılarla, kart oyunlarıyla, gerçek neslerle tanıtırız. Sıklıkla hareket etmesini gerektirecek yönergeli oyunlar oynarız. (Hop like a frog, bounce like a cat, slither like a snake etc; touch your knees, toeas etc; bring me something red etc.)